5 Haziran 2020 - Cuma
Son Yazılar

Dinin haram saydığı yollarla kazanılan malın cami inşası ve tefrişi gibi hayri hizmetlerde kullanılması caiz midir?

Dinimize göre müslüman, kazancını dinin meşru saydığı yollarla elde etmekle yükümlüdür. Allah müslümanın malını nerelerde harcadığını soracağı gibi, nerelerden kazandığını da soracaktır. Dinin haram saydığı maddelerin ticareti, hırsızlık veya gasp, kumar, faiz ve fuhuş dinin yasakladığı kazanç yollarından bazılarıdır. Bu yollarla elde edilen kazanç haramdır. Müslüman’ın bu mallardan yararlanması caiz değildir. Bir kimsenin elinde bu yollardan birisi ile elde edilen bir mal varsa onu, sahipleri biliniyorsa hayatta iseler kendilerine ölmüş iseler varislerine vermek gerekir. Şayet sahipleri bilinmiyorsa; “haram yolla elde edilen kazancın sarf yeri yoksula vermektir” kuralı gereği, yoksullara vermesi gerekir. Ancak bundan bir sevap beklemek doğru değildir. Çünkü haram yolla elde edilen kazanç, kişinin malı olmaz. Malı olmayan bir şeyi hayri bir hizmette kullanması karşılığında sevap beklemesi de mümkün değildir.

Şüphesiz haram kazançların Mescitlerde kullanılması tercih edilecek bir durum değildir. Lakin bununla birlikte haram kazanç ile satın alınan halı üzerinde veya inşaatına haram maldan da sarf edilen camide namaz kılındığında bu namaz sahihtir. Çünkü buradaki mahzur, namazın kendisi ile ilgili değil, onu çevreleyen başka bir husus ile ilgilidir. Bir mekanın veya elbisenin dinen meşru olmayan bir yolla kullanılması, namazdan ayrı bir husustur (Serahsi, Usulü’l-Fıkh, I, 81).

  İsmail Hakkı YELKENCİ

İsmail Hakkı YELKENCİ
İsmail Hakkı YELKENCİ Hocaefendi, 1971 de Rize’nin Çayeli ilçesinde doğdu.

Bir cevap yazın